Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Kutlu Hanenin Müşfik kadınları

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
Yaşamayı daha anlamlı hale getirmek, istikamet üzere olabilmek, Hz. Peygamberin hayatını, davranışlarını tarihi bir silsile olarak okumaktan daha fazlasını gerektirir.
 Kutlu Hanenin Müşfik kadınları
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Her konuda olduğu gibi aile ilişkilerinde de insanlığın önündeki en büyük önder olan Resulü Ekrem; bir evlat, bir baba ve bir eş olarak hanesindeki kadınların hayatına dokunmuştur. Dolayısıyla kıymetli validelerimizi yakından tanımak, İslam’ın kadına verdiği değeri bizzat örnekler aracılığıyla anlamamızı sağlayacak; aynı zamanda güzide şahsiyetleri ve dini mübine olan katkılarıyla annelerimizin verdiği mücadeleleri gözler önüne serecektir.

Peygamberimizin Ailesinde Kadınlar” adlı eser, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları aracılığıyla okurla yakın bir zamanda buluştu.  Efendimizin izlerine rastlayacağımız hayatların mercek altına alındığı kitap,  Peygamberimiz’in (s.a.s.) kıymetli annesi Hz. Âmine ile başlayıp sütanneleriyle devam ediyor. Yirmi bölümden oluşan çalışmada, araştırmacıların yararlandığı kaynak bilgisine de ulaşabiliyorsunuz.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Her bölümde konu edilen şahsiyetler; günümüz insanlığına mücadeleleri, adanmışlıkları ve kişilikleri aracılığıyla farklı mesajlar iletiyor. Örneğin,  Resulullah’ın ilk eğitimini aldığı kişi olarak Hz. Halime, onu öz evlatlarından ayırmaksızın büyüterek aralarında güvene dayalı kuvvetli bir bağ kurmuştur. Hz. Halime bize bu yönüyle adaleti, merhameti ve şefkati öğretir. Yahut kendisi henüz bir çocukken, Abdullah’ın yetimini sahiplenerek onu ömrü boyunca yalnız bırakmayan Ümmü Eymen’i okumak, bırakılan emanete sarılmanın en güzel örneğine şahitlik etmek değil midir?

Mekke’nin en zengin ve en soylu kadınıyken yaşadığı tüm sıkıntılara karşın sergilediği tevekkül ve teslimiyetle eşe duyulan güveni, sadakati Hz. Hatice’den öğrenmek, evliliğin temel ilkelerini gözden geçirmemi sağlayacaktır. Efendimizin “Ben, Hatice’nin sevgisiyle rızıklandırıldım.” ifadesi ise bu sevgi ve inancın karşılıklı olduğuna işaret eder.  Hz. Hatice ile Allah Resulü’nün izdivacı gerçekleştiğinde birçok kaynak aralarındaki yaş farkının on beş olduğunu belirtir. Aynı zamanda Hz. Hatice, daha önce iki evlilik yapmış, dul ve zengin bir kadındır. Bu kutlu yuva, bizlere evlilik hususundaki ölçütleri ve evliliğin sınırlarını işaret eder. Toplumların normları yüzünden daraltılan bakış açıları, İslamiyet ile genişler. Kitapta bu konuda verilen bir diğer örnek ise Efendimizin halasının kızı olan Zeynep Bint Cahş ile yaptığı evliliktir. Zira bu evliliğin ahdi göklerde yapılmış; ilahi emirle izdivaç gerçekleşmiştir. Oysa Zeynep Bint Cahş, Efendimizin evlatlığı Zeyd Bin Harise ile nikâhlanmış; huzursuzluk sebebiyle evlilikleri sonlanmıştır. O günün toplumsal yargılarına göre kişinin, evlatlığının eşiyle evlenmesi hoş karşılanmamaktadır. Bu durum, günümüz toplumlarında da mevcuttur. Hâlbuki Rabbimiz her konuda olduğu gibi evliliği de bizler için kolaylaştırmış; bu husustaki engelleri ortadan kaldırmıştır. Görüldüğü üzere, Resulü Ekrem’in yaptığı evlilikler maksatlı ve her yönüyle öğreticidir. Yine, Efendimizin hanımlarından Hz. Ümmü Habibe’nin peygamberin azılı düşmanlarından Ebu Süfyan’ın kızı olmasının bir önemi yoktur. İslam ile şereflenmişken hicret ettiği Habeşistan’da yeniden Hristiyan olarak sefil bir halde ölen ilk kocasının zulmüne karşı gösterdiği sabır, “Müminlerin Annesi” sıfatıyla ödüllendirilmesi için yeterli bir gerekçe değil midir?

Kitapta vurgulanan bir başka nokta ise, annelerimizin dinimizi ve sünneti seniyyeyi anlamada ve aktarmada ne denli mühim bir görev üstlendikleridir. Örneğin, Hz. Sevde annemiz,  Peygamberimizin hanesine katıldığında beş çocuklu bir kadındır ve bu sebepten Efendimizi rahatsız etmekten çekinir. Ancak evliliği, kabilesinin İslam ile şereflenmesine vesile olmuştur. Hz. Aişe validemizin ilme düşkünlüğü, merakı, kabiliyeti, bize naklettiği hadisler İslami bilimlerin temelini oluşturmada oldukça etkili olmuştur. Hz. Aişe annemiz, kadınların ilimle meşgul olması konusunda önümüzde duran en güzel örnektir.

Kur’an ayetlerinin nüzul sebeplerini öğrenebilmek ve ayetlerdeki derin manayı çözebilmek için Asr-ı Saadet’i bütünüyle anlamak gerekir. Hassaten; kitapta geçen isimlerin kimi zaman bir savaş meydanında kimi zaman ise hicret yolunda verdikleri mücadeleler, İslam medeniyetinin genişlemesi uğruna şekil değiştirerek devam etmiştir. Bize düşen, bu mirastan alınabilecek en büyük hisseyi sahiplenmek olacaktır.

Kitabı Satın Almak İçin TIKLAYINIZ>>>

Kaynak: Diyanet Haber

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın