Hiçbir iyiliği küçümseme

Bir Ayet: Kötülükler yaptıktan sonra ardından tövbekâr olup da iman edenlere gelince, şüphesiz ki, o tövbe ve imandan sonra rabbin elbette bağışlayıcı ve esirgeyicidir. (A’râf, 7/153)
 Hiçbir iyiliği küçümseme

Hiçbir iyiliği küçümseme

Sevap, davranışlarımızın Allah katında hüsn-i kabul görmesidir. Davranışı sevaba dönüştüren onun niceliği değil, niteliğidir. Ameli sevaba çeviren şey öncelikle niyettir. Söz konusu niyet ise, Allah’ın sevgisini ve rızasını elde etmek dışında hiçbir amaç gözetmemektir. Bu yüzden hiçbir iyilik küçük görülmemelidir. Basit gibi görünmekle beraber geçmiş günahların silinmesine vesile olan nice davranış vardır. Bazen susuzluktan dili sarkmış ve ölmek üzere olan bir köpeğe iki yudum hayat suyu temin etmek, bazen gelip geçene rahatsızlık veren yoldaki bir taşı, çer çöpü alıp kenara koyuvermek sonsuz mutluluğun kapılarını açmaya vesiledir. Allah rızası için bir hasta ziyareti, meleğin, “İyi ettin! Attığın adımlar hayırlı olsun, cennette bir yerin yuvan olsun.” (Tirmizî, Birr, 64) muştusuyla karşılık bulabilir. Ve bazen tatlı bir söz, cehennem ateşini söndürebilir, bir güler yüz, sevap hanesine artı olarak kaydedilebilir. İşte bu yüzden “Hiçbir iyiliği küçümseme.”

Kaynak: Diyanet Haber

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın