Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

Ölümün hikmeti

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
Bir Ayet: Kıyamet günü ki ne mal fayda verir ne oğullar! Allah’a arınmış bir kalp ile gelenler başka. (Şuara, 26/88-89)
 Ölümün hikmeti
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

İbn Sînâ Ölüm ve Namaz Risalesi’nde, hakikatte ölümün ne olduğunu bilmeyenlerin, ondan korkacağını söylemiştir. Gerçekten ölüm kavramını nasıl anlayıp nasıl açıkladığımız hayatın nihayetine olan bakış açımızı belirleyen bir ölçüdür. Mü’min için ölüm bir son değil, yeni bir âlemin başlangıcı, “En Yüce Dost’a” kavuşmanın habercisidir. Sezai Karakoç da “Dirilişin Çevresinde” adlı eserinde ölümü şöyle açıklamıştır:

Fezaya çıkan insanlar nasıl günlerce tecrit ediliyor ve hazırlanıyorsa ölüm de öteye hazırlıyor. Her yeni gelişme, ilerleme ve her yeni eser için bir çile gerektir. Her yemiş, her tatlı yemiş, bir çilenin verimidir. Ağaç, toprağın içine girip ta uzaklara uzanmasa, yapraklarını dökmese, don tehlikesi geçirmese, kış soğuğu köklerini kavurmasa, doğu yelleriyle, batı yelleriyle, kuzey yelleriyle sarsılmasa, yemiş de veremez.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Ölüm ötesi, bir yemiş gibi pişiyor, güneşte kızarıyor ve ölümden sonra bir elma gibi insanın avucuna düşüyor. Böylece ölüm, öbür yüzüyle bir doğum oluyor. Toprak ananın karnında bir doğum.” (Sezai Karakoç, Dirilişin Çevresinde, 7)

Kaynak: Diyanet Haber

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın