• BIST 79.417
  • Altın 590,89
  • Dolar 2,2335
  • Euro 2,8285
  • İstanbul : 19 °C
  • Ankara : 14 °C
  • İzmir : 21 °C
  • Diyarbakır : 20 °C
  • Trabzon : 19 °C
  • Sakarya : 18 °C

Arafat Vakfe Duası 2013

14.10.2013 18:20
Hac farizasının en önemli görevi için Arafat’ta vakfeye duran müminler, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in yaptığı vakfe duasına hep birlikte ‘Amin’ dedi.
Arafat Vakfe Duası 2013
Arafat Vakfe Duası 2013 Arafat Vakfe Duası 2013 Arafat Vakfe Duası 2013

İslam âlemi ve tüm insanlığın huzuru için dua eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Yeryüzü fesat içinde, yeryüzünde kan dökülüyor. Çocuklar ölüyor, çocuklar yetim kalıyor, bebekler katlediliyor, anneler evlatsız kalıyor, babalar çaresiz ağlıyor, kadınlar zulüm görüyor, gençlerin hayalleri çalınıyor. Göz göre göre, fevkinde hiçbir kudret tanımadan, hesaba çekileceğini zannetmeden İslâm diyarında Firavunlar, Nemrutlar kol geziyor. Zalimce cinayetler işliyorlar. İnsanın insana yaptığından utanıyoruz ey Rabbimiz. Müslümanın Müslümana ettikleri ile kahroluyoruz ey Rabbimiz. Arafat’ta sana açılan eller hürmetine ülkemizi ve âlem-i İslâm’ı çepeçevre saran karanlıklardan muhafaza eyle Allah’ım.  Yeryüzünde acı ve açlık üretenlerden ülkemizi ve âlem-i İslâm’ı muhafaza eyle Allah’ım” niyazında bulundu.

“Hak-hukuk tanımayan zulüm ve haksızlıklardan âlem-i İslâm’ı muhafaza eyle Allah’ım…”

Yeryüzünü yangınlarla kasıp kavuranlardan, zayıfların üzerine basarak yükselenlerden, iktidar ve kuvvetiyle, silah ve teknolojisiyle kan ve gözyaşı akıtanlardan ülkemizi ve âlem-i İslâm’ı muhafaza eyle Allah’ım. Dünyayı kana bulayan ve ateşe atan ırkçılık ve ayrımcılıktan, insanlığı aç ve yoksul bırakan sömürgecilikten, azgınlaşan ve şımaran iradelerden, hak-hukuk tanımayan zulüm ve haksızlıklardan âlem-i İslâm’ı muhafaza eyle Allah’ım.

arafat-vakfe-duasi-2013.jpg“Bütün dünyalıklardan vazgeçerek, bütün dünyaları arkamızda bırakarak, ihramlara bürünerek geldik…”

Bugün Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini, Hz. Hacer validemizin safiyetini bize de ihsan eyle. En güzel kulun, en sevgili Elçin Muhammed Mustafa’nın nefeslerinin değdiği, ayaklarının bastığı, sözlerinin yankılandığı şehirlerin anası Mekke’deyiz. Bizleri İbrahim’in milletinden, Muhammed Mustafa’nın ümmetinden bir lahza olsun ayırma Allah’ım.

‘Kalü belâ’ da Sana verdiğimiz ahdimizi tazelemeye geldik. Bütün dünyalıklardan vazgeçerek, bütün dünyaları arkamızda bırakarak ihramlara bürünerek geldik. Kalbimizin bütün endişelerini yüklenerek yüce huzuruna geldik. Habib-i Edib’inin ifadesiyle ölmeden önce ölmeye niyetlendik. “Lebbeyk” nidalarıyla ruhumuzu kurtarmaya geldik. Sen ‘Lebbeyk’lerimizi karşılıksız bırakma Allah’ım. Evimizden, yurdumuzdan çıktığımız andan itibaren “lebbeyk” nidalarıyla Sana iltica ettik. Şimdi Vakfe’de bir kez daha birlikte “buyur geldim Rabbim diyerek” Sana iltica ediyoruz. ‘Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyk lâ şerike leke lebbeyk. İnnel hamde ven nimete leke vel mülk. La şerike lek’ ‘Buyur Allah’ım buyur, emrine amadeyiz, buyur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Emrine amadeyiz. Hamd Senin. Nimet Senin. Mülk Senindir. Senin eşin ve ortağın yoktur.’ diyoruz. Telbiyelerimizi sen karşılıksız bırakma Allah’ım.

Âlemlere rahmet, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdiğin, güzel ahlakıyla bütün insanlığa önder ve rehber kıldığın, başımızın tacı, gönlümüzün siracı, Fahr-i Kainat Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa başta olmak üzere bütün Peygamberan-ı İzam Hazeratına ba husus Âdem, İbrahim ve İsmail’e sayısız salat ve selam ediyoruz. Sen kabul eyle. Muazzez ruhlarını bizlerden haberdar eyle Allah’ım.

“Halilin İbrahim’in çağrısına icabet etiik…”

Halilin İbrahim’e “Ey İbrahim, insanları hacca çağır” hitabını duyarak, resullerin İbrahim, İsmail ve Muhammed Mustafa’nın davetine icabet ederek, Senin lütuf inayet ve ihsanınla bu diyarlara haccetmeye niyet edip geldik. Niyetimizi, gayemizi, haccımızı, umremizi, ibadet ve taatlerimizi Sen kabul eyle Allah’ım. Doğudan, batıdan, kuzeyden güneyden bütün müminler olarak bugün itiraf ediyoruz. “Huzurundan kaçmıştık, bugün rahmetinin eşiğine geldik. Yakınlığından uzaklaşmıştık, bugün evimize döndük. Bugün yuvamızda sevilmeye, sılamızda sevinmeye geldik.” Bizleri evine kabul eyle Allah’ım. Kabe’ne vasıl olunca, Beytini görünce dualar ettik, yalvardık, tazarru ve niyazlarda bulunduk. Kabul eyle Allah’ım. “Bismillah Allahü ekber” diyerek Hacerül Esved’e selam verdik. Salih kullarının arasına katılma şerefine nail olduk. Bizi hayatımız boyunca iyilerden, doğrulardan, salihlerden, sadıklardan, sıddıklerden ayırma Allah’ım.

“Bizleri sözünde, ahdinde sebat gösterenlerden eyle Allah’ım…”

Kâbe’ni kalbimizin tarafına koyarak tavaflar eyledik. Senin rızanı hayatımızın merkezine koyarak her tavafta, her şavtta bir kere daha senin için yaşamaya söz verdik. Senin adına var olmaya ahdettik. Bizleri sözünde, ahdinde sebat gösterenlerden eyle Allah’ım. Tavafta her şavta başlarken “Allahümme imanen bike. Ve tasdikan bi kitabike. Ve vefâen bi ahdike. Vettibaen li sünneti nebiyyike.” dualarıyla ahdimizi yeniledik. Kabul eyle Allah’ım.  Sübhanellahi vel hamdü lillahi ve la ilahe illallahü vellahü ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” tesbih, tehlil ve zikirlerle beytini tavaf ettik. Kabul eyle Allah’ım. Rükn-i Yemani’ye varınca “Rabbena atina fiddünya haseneten ve fil ahireti haseneten ve gınâ azebennar ve edhilnal cennete meal ebrar. Ya azizü ya gaffar ya rabbel âlemin” dualarıyla beytinde sana yalvardık. Allah’ım, bize dünyada güzellikler ver, bize ahirette de güzellikler ihsan eyle. Bizi cehennem azabından koru. Bizi iyilerle cennetine dâhil eyle Allah’ım. Kâbe’de, Mescid-i Haram’da, Makam-ı İbrahim’de namazlar kıldık, Kur’an’lar okuduk, tesbihler çektik, zikirler söyledik, tehliller getirdik, dualar ettik. Kabul eyle Allah’ım.  Hacer validemizin sayinin hürmetine Rabbimizin bir ikramı olan zemzemi içerken Senden faydalı ilim, helal ve bol rızık ve her türlü derde deva istedik. Kabul eyle Allah’ım. Şeairin olarak nitelediğin Safa ile Merve arasında vecd ile tekbirler getirdik. “Allahü ekber, Allahü ekber, La ilahe illallahü vellahü ekber. Allahü ekber velillahil hamd” Sa’yimizi meşkur, zenbimizi mağfur, amellerimizi makbul eyle Allah’ım.

“Dilleri, ırkları, renkleri, coğrafyaları farklı, fakat gönülleri bir, imanları bir, gayeleri bir milyonlarca mümin kardeşimizle birlikte Arafat meydanındayız…”

Resûl-i Ekrem Efendimiz “Hac Arafat’tır” buyuruyor. “Duanın en hayırlısı, Arefe günü yapılan duadır” buyuruyor. Bugün dilleri, ırkları, renkleri, coğrafyaları farklı, fakat gönülleri bir, imanları bir, gayeleri bir milyonlarca mümin kardeşimizle birlikte Arafat meydanındayız. İşte ümidimiz bu meydan. Babamız Âdem’in ve annemiz Havva’nın bağışlandığı yerde toplandık. Sana kulluğumuzu arz etmeye geldik. Mahşeri burada tecrübe etmeye geldik. Günahlarımızdan pişmanlık duyup tövbe etmeye geldik. Arafat’ı yaşamaya geldik. Senin huzuruna geldik. Divanına durduk. Boynumuzu büktük. Ellerimizi açtık. Sana dua ediyoruz. Dua ve niyazlarımızı kabul eyle. Vakfemizi mübarek eyle Allah’ım. Sen, yüce kitabında “kulum bana dua etsin, icabet edeyim” buyuruyorsun. Arafat meydanında tüm samimiyetimizle Sana yalvarıyoruz. İcabetini esirgeme. Dualarımızı kabul eyle Allah’ım. Sen Kur’an-ı azimüşşanında “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.” buyuruyorsun. Bizlere rahmetinle muamele eyle Allah’ım. Sevindir bizleri Allah’ım. Ümitlerimizi bugün boşa çıkarma Allah’ım. Şu Arafat meydanında Senin Peygamberlerin, Senin evliya kulların, Senin has kulların, Senin salih kulların Senden neler istedilerse, bizler de onları Senden istiyoruz. Bizlere ihsan eyle ya Rabbi. Şu Arafat meydanında Peygamber Efendimiz Sana ne dua ettiyse, Senden neler istediyse, Senin sevdiğin ne gibi niyazlarda bulunduysa biz de onları Senden istiyoruz. Bizlere kereminle, lütfunla ihsan eyle ya Rabbi. Cennetini kaybetmiş Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın affına ve cenneti bulmalarına vesile olan duasıyla sana yalvarıyoruz.

Nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz, mutlaka hüsrana uğrayacağız…”

Nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz, mutlaka hüsrana uğrayacağız. Bizi hüsrana uğrayanlardan eyleme Allah’ım. İnsanlığı tufanlardan kurtaran Hz. Nuh’un yakarışıyla yalvarıyoruz sana bizi hayırlı menzillere kavuştur, bereketli yerlere konuk eyle Allah’ım. Sen konuk edenlerin en hayırlısısın Allah’ım. Peygamberlerin atası, başlı başına bir ümmet olan Hz. İbrahim gibi yalvarıyoruz sana.  Bir tatlı söz işitmek için hayatın bütün ağırlığını paylaşmayı göze alan çileli eşlerimizi ve geleceğimizin teminatı olan yavrularımızı bize göz aydınlığı kıl, hem bu dünyada hem de ahirette saadet vesilesi eyle ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önderler eyle Allah’ım. Sabır timsali Hz. Eyyüb gibi dua ediyoruz sana. Kulun Eyyüb’ün sesine katıyoruz seslerimizi… Bizlere, her türlü kötülükten, her türlü zarardan, her türlü şerden, her türlü hastalıktan Eyyüp peygamber gibi güzel kurtuluş nasip eyle Allah’ım. Yusuf’unun hasretinden gözlerini kaybeden Hz. Yakup’un dualarıyla niyaz ediyoruz sana. Sıkıntılarımızı, keder ve hüznümüzü sadece Sana arz ediyoruz. Bizleri sıkıntılarımızdan, keder ve hüzünlerimizden Sen kurtar Allahım.  Güzelliğin ve iffetin timsali Hz. Yusuf’un yakarışlarıyla yalvarıyoruz sana. Bizlere Müslüman olarak ruhumuzu teslim etmeyi lütfeyle Allahım. Bizleri salih kullarının zümresine ilhak eyle Allah’ım. Haksızlık karşısında zor durumda kalan Hz. Musa gibi yalvarıyoruz sana… Bizlere öyle nimet ver ki, bu nimet sayesinde hiçbir zaman mücrimlere arka çıkmayalım, onlarla aynı safta yer almayalım Allah’ım.  Verdiğin güç ve kudreti karıncaları dahi ezmeden kullanan Hz. Süleyman’ın dualarıyla yalvarıyoruz sana… Bizleri, verdiğin nimetlere şükreden şakir kullarından eyle. Bizlere Senin razı olacağın salih ameller işlemeyi ihsan eyle. Bizleri rahmetinle salih kulların arasına ilhak eyle Allah’ım. Hz. Yunus’un karanlıklardan aydınlığa çıkışına vesile olan duasıyla yalvarıyoruz sana… Senden başka ilah yoktur, sen yücesin ey Rabbimiz. Gerçekten bizler kendimize zulmettik. Bizleri affeyle Allah’ım. Kelimetullah Hz. İsa gibi yalvarıyoruz sana… Bize yüce katından rızıklar ihsan eyle. Dünyamızı da ahiretimizi de bayrama dönüştür. Bizleri helal, bol rızıklarla rızıklandır Allah’ım.  Habib-i Edibin, Resûl-i Ekrem Efendimiz Muhammed Mustafa’nın miraçtan hediye olarak getirdiği dualarla yalvarıyoruz sana… “Rabbimiz! Eğer unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yükler yükleme. Rabbimiz, bize taşıyamayacağımız şeyleri de yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâ’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle Allah’ım.”

“Tüm günahlarımızı itiraf etmeye geldik, bütün yüklerimizden arındır bizi Allah’ım…”

Bugün, içinde yer aldığımız bu topraklar bir zamanlar Allah’ın son Peygamberini, Resûl-i Ekrem’i ağırlamıştı. Onun ashabı bu toprakların üzerinde veda hutbesine kulak vermişti.  Bizler de Efendimizin adımlarının izini sürerek buraya geldik. Sevgili Peygamberimizin yolundan bizleri ayırma. Ona layık bir ümmet olabilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım.  On dört asır önce ashabına hitap ederken “Kimin üzerinde bir emanet varsa onu sahibine versin” buyurmuştu Habib-i Edibin. Bizler bugün türlü emanetlerle yüklü geldik buraya. Üzerimizde nice kimselerin hakkı var, dilimizle nice kimselerin kalbini kırdık, ellerimizle nice kimseleri incittik. Şimdi hepsini itiraf etmeye geldik yâ Rab. Bütün yüklerimizden arındır bizi Allah’ım. Bütün günah ve hatalarımızı affeyle Allah’ım.  

Zulme uğrayan kardeşlerimize el uzatamadık, onları çoğu zaman yalnız bıraktık, gözyaşlarına ortak olamadık, senden af diliyoruz ya Rab…”

Burada, kızgın kumların üzerinde, bu kızgın güneşin altında “Zulmetmeyin, zulme boyun da eğmeyin!” buyurmuştu Habib-i Edibin. Onun mübarek sözleri bugün de sanki o aramızdaymış gibi kulaklarımızda çınlıyor. Ancak biz onun istediği bir ümmet olamadık. Başta nefislerimize zulmettik. Zulme uğrayan kardeşlerimize el uzatamadık, onları çoğu zaman yalnız bıraktık, gözyaşlarına ortak olamadık. Bugün el açtık, senden af diliyoruz ya Rab! Bizleri affeyle Allah’ım.

“Huzurunda omuz omuza saf tuttuğumuz gibi musibetlerin, kederlerin, dertlerin karşısında da Müslümanlar olarak böyle kenetlenebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım…”

Bir vücudun uzuvları gibi olabilmeyi, kardeşlerimizin acısını da sevincini de yüreğimizde hissedebilmeyi nasip eyle Allah’ım. Bizi birbirimize kardeş eyle Allah’ım. Huzurunda şimdi omuz omuza kardeş kardeşe saf tuttuğumuz gibi musibetlerin, kederlerin, dertlerin karşısında da böyle kenetlenebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım. Mümin kardeşlerimizin halleriyle hallenebilmeyi, dertleriyle dertlenebilmeyi, acılarını acımız, sevinçlerini sevincimiz bilmeyi nasip eyle Allah’ım. Bizleri ağlatanlardan değil, gözyaşlarını silenlerden eyle eyle Allah’ım, bizleri yaralayanlardan değil, yaralara merhem olanlardan eyle Allah’ım,

Kabe’nin hürmetine İslâm coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını nasip eyle Allah’ım…”

Yüce Kur’an’ın hürmetine, Kabe’nin hürmetine, Resûlü’nün hürmetine, Arafat’ta sana yalvaran diller hürmetine İslâm coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını, bütün kardeşlerimizin huzur ve güven içinde nice bayramlara ulaşmalarını nasip eyle Allah’ım. Dünyanın değişik bölgelerinde acı çeken, açlık, kıtlık, yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşayan; zulüm, işkence ve baskı altında bulunan kan ve gözyaşının dinmediği bütün İslam beldelerindeki kardeşlerimize en kısa zamanda kurtuluş ihsan eyle Allah’ım. Bu kardeşlerimizin gözyaşlarını dindir. Acılarını bitir. Zulmü ebediyen yaşatma Allahım. Bütün insanlığa da huzur, barış ve esenlikler ihsan eyle Allah’ım. Bizleri, insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olanlardan eyle Allah’ım. Bizleri, dünyanın neresinde olursa olsun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların haklarına dikkat kesilenlerden, onların dertleriyle dertlenenlerden, acılarına ortak olanlardan, yaralarını saranlardan eyle! Bizleri o Kutlu Söz’ün hakkını verenlerden, Kitap’ın tarafını tutanlardan, Kur’an’ın yanında yer alanlardan eyle Allah’ım. Peygamber Efendimizin (sas) tarafında duranlardan eyle Allah’ım. Bizleri hakka, hakikate, adalete, ahlak ve fazilete çağıranlardan, hakkı anlatanlardan, hakikati duyuranlardan, adaleti yüceltenlerden, sevgiyi yayanlardan eyle Allah’ım.

“Bu ümmeti yeniden ayağa kaldır ey Rabbimiz…”

Resûl-i Ekrem Efendimizin insanlığa indirdiği merhamet ve şefkati, inceliği ve nezaketi biz hakkıyla taşıyamadık. Bizleri affeyle Allah’ım. Her vesileyle besmele çektik, her işimize Rahman ve Rahîm isimlerini başlangıç eyledik, lâkin işlerimizi merhametle ve şefkatle icra edemedik. Birbirimizden merhameti esirgedik. Hoyratlaştık. Bizleri affeyle Allah’ım. Senden hep kerem gördük. Senden hep lûtuf gördük. Ama biz Senden gördüğümüzü göstermekte geciktik, geç kaldık. Cimrileştik. Bencilleştik. Vurdumduymazlığı ve bencilliği, çıkarcılığı ve ırkçılığı, şiddeti ve kıyımı baş tacı yapanlara ses çıkarmadık. Bizleri affeyle Allah’ım. Senin kulun ve resulün Muhammed Mustafa’yı hakkıyla temsil edemedik Allah’ım. İnsanlık için kendini helak eden, insanlar ateşe düşmesin diye göğsünü siper eden Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın mirasını ne yazık ki taşıyamadık Allah’ım. Rahmet Peygamberinin hatırını bilmedik, bilemedik. Bizleri affeyle Allah’ım. Bizleri Affeyle ve yeniden ayağa kaldır bu ümmeti ey Rabbimiz. Senin rahmet dinini, “korku dini” zannedenler varsa, sorumlusu biziz Allah’ım. İnsan onurunun sözle bile incitilmesine razı olmayan şefkat yüklü vahyini hayatımızda yeniden var kılamadık Allah’ım. Bizleri affeyle Allah’ım.  N’olur lûtfeyle de ayağa kalkalım bugün. Bizlere iyiliği yeniden ayağa kaldırmayı lütfeyle Allah’ım.

“Din-i Mübin-i İslâm’ı, Resûl-i Ekrem Efendimizi, mükemmel değerler sistemini aşağılayanları susturmayı bizlere nasip eyle Allah’ım…”

Bizlere Kur’an’ının canlı şahitleri olmayı bahşeyle Allah’ım. Tefekkür yüklü, şefkat odaklı dinin ve değerler sisteminin yürekli taşıyıcıları olmayı ihsan eyle Allah’ım. Rahmet yüklü adalet, hikmet yüklü ahlak peygamberi, Muhammed Mustafa’yı, sünneti seniyyesini bu çağın insanlarının idrakine sunabilmeyi nasip eyle Allah’ım. Din-i Mübin-i İslâm’ı, Resûl-i Ekrem Efendimizi, mükemmel değerler sistemini aşağılayanları susturmayı bizlere nasip eyle Allah’ım. Vicdanları henüz ölmemiş insanlara halimizle, örnek olmayı lütfeyle Allah’ım. Arayış içinde çırpınan şaşkınlara, tereddütlülere ahlakımızla yol göstermeyi bahşeyle Allah’ım. Kalbine itminan arayan, ruhuna huzur bulmak için çırpınan çaresizlere duruşumuzla derman olmayı nasip eyle Allah’ım.

İşte suçlarımız. İşte itiraflarımız. İşte yakarışlarımız. Bizleri sonsuz rahmetinle bağışla Allah’ım…”

Taif’den dönen Muhammed Mustafa gibi, merhamet yükle bize Allah’ım. Bilmiyorlar ya Rab, bilmiyorlar, sen onları affeyle…” dediğinde Peygamber-i Zişan Efendimiz, biz de bugün itiraf ediyoruz: “Bilemedik ya Rab, bilemedik, Sen bizleri affeyle Allah’ım” Bize emanet ettiğin dünyayı adaletsizlik ve haksızlıklarımızla yaşanmaz hale getirdik. Bu imtihan yurdunu barınacak evi, onurluca yaşayacak işi, ailesi, kimliği, güvenliği, saygınlığı ve umudu olmayan milyonların inlediği bir yere çevirdik. Bütün insanlığa imdat eyle Allah’ım. Biz insanlar arasında ayrımcılık ve dışlamayı, şiddeti, çatışmayı, savaşı sıradan işlerimiz haline getirdik. Bencilliğe düştük. Dünyaya saplandık. Kendimizi unuttuk. İnsanlığımıza yabancılaştık. Kendimize kötülük ettik. Kendimizi yalnızlaştırdık. Kendimizi değersizleştirdik Allah’ım. İşte suçlarımız. İşte itiraflarımız. İşte yakarışlarımız. Bizleri sonsuz rahmetinle bağışla Allah’ım.

“İnsanlık, çıkar ve menfaatleri uğruna nice savaşlar çıkarttı, insanlığı bu yanlışlıklardan kurtar Allah’ım…”

Biz insanlar insanlığın yaşama hakkını hiçe sayan silahlar ürettik. Çıkar ve menfaatlerimiz uğruna nice savaşlar çıkarttık. Özgürlük adına nice katliamlar işledik. Bütün insanlığı bu yanlışlıklardan kurtar Allah’ım. Bugün Arafat meydanında hiç günah işlememiş, masum sabi çocuklarımızla Sana geldik. Yürekleri bahar çiçekleri gibi tertemiz olan bu çocuklarımızın hatırına bağışla bizi Allah’ım. Ellerine dünyanın çamuru bulaşmamış, yüreklerine dünyanın gamı değmemiş çocuklarımız hürmetine bağışla bizi Allah’ım. Kin ve nefretle tanışmamış, garez ve taraftarlığa bulaşmamış çocukların hatırına merhamet eyle bize Allah’ım. Kirlerimizden arındır, günahlarımızdan temizle bizi Allah’ım. İçimizdeki çocukların masum yakarışlarını arz ediyoruz rahmet dergâhına… Çocuklarımızın korkusuz ve kaygısız uyuduğu bir dünya lütfeyle ya Rabbi! Açgözlüler yüzünden, çocuklarımızın aç kalmadığı, açlıktan ölmediği bir dünya ihsan eyle ya Rabbi. Çocuklarımızın yetim ve öksüz kalmadığı bir yeryüzü lütfeyle Allah’ım.

Bizlere Peygamber Efendimizin ifadesiyle neşeyi, huzuru Rabbine ibadette bulan bir gençlik lütfeyle Allah’ım…”

Bugün Arafat meydanında hayatının baharını yaşayan gençlerimizle Sana geldik. Bizlere Peygamber Efendimizin ifadesiyle neşeyi, huzuru Rabbine ibadette bulan bir gençlik lütfeyle Allah’ım. Bizlere Sevgili Peygamberimizin “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” dediği, “cennet gençlerinin efendisi” olarak tavsif ettiği Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in yolundan giden gençler bahşeyle Allah’ım. Çocuklarımızı ve gençlerimizi günü birlik heveslere boğanlara fırsat verme Allah’ım. Kızlarımızı ve oğullarımızı insafsız ve iz’ansız, ölçüsüz ve dengesiz, meyvesiz ve faydasız sanal tutkuların ağına düşürme Allah’ım. Bugün Arafat meydanında beli bükülmüş, rükua varmış, pir-i fani olmuş ihtiyarlarımızla huzuruna geldik. Aralarında bulunan hasta kullarının ah u eninleriyle yalvarıyoruz sana. Onların hatırına bizleri affeyle Allah’ım. Hırstan arınmış, haset ve kinden temizlenmiş, dünya kaygılarını unutmuş yaşlılarımızın kesik nefesleri, sancılı yakarışları, sessiz sabırları hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz. Bugün Arafat meydanında rahmetinin yeryüzüne yağmur yağmur inişini kalplerine emanet almış kadınlarımızla geldik Sana. Rahman isminin tecelligâhı, Rahim sırrının şahitleri kadınlarımızla Sana geldik. Bastığı yeri cennetleştiren, baktığı yere sevinçler bulaştıran “anne”lik unvanıyla şereflendirdiğin annelerimizin hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz.

“Müminlerin anneleri Hz. Meryem, Hz. Asiye, Hz. Hacer, Hz. Hatice, Hz. Fatımatü’z-Zehra aşkına, bağışla bize ey Rabbimiz…”

İnsanlığın kurtuluşu adına gizli gizli İsâ sancısı çekmiş Hz. Meryem aşkına, takat getirilmez Firavun zulmüne direnmiş Hz. Asiye aşkına, İsmail’inin kurtuluşu için çırpınan Hz. Hacer aşkına, Hira dönüşü kanadı kırık kuşlar gibi titreyen Resûl-i Ekrem Efendimizin telaşını kucağında sakinleştiren Hz. Hatice aşkına, merhamet yağmuruna suskunca ve sabırla refakat eden can parçası, şüheda anası Hz. Fatımatü’z-Zehra aşkına, bağışla bizi ey Rabbimiz.

Hırsın, ihtirasın, kibrin, bencilliğin, aç gözlülüğün, güç tutkusunun pençesindeki biz kullarına şifalar ihsan eyle…”

Ahir zaman hastalıklarına karşı bizlere güç ver, derman ver. Hırsın, ihtirasın, kibrin, bencilliğin, aç gözlülüğün, güç tutkusunun pençesindeki biz kullarına şifalar ihsan eyle. Nefsinin kölesi haline gelmiş kullarının yalnız sana kulluk etmelerine, yalnız sana boyun eğmelerine yardım eyle Allah’ım. Masivadan kurtulmalarına ve gönüllerini senin aşkınla doldurmalarına yardım eyle Allah’ım. Şükürsüzlüğümüzü, doyumsuzluğumuzu, gafletimizi sana arz ediyoruz. İsyanlarımızdan, aşırılıklarımızdan sana sığınıyoruz. Tüm bunların müptelası olduk da sana layık bir kul olamadık. Bütün bu hastalıklardan sen kurtar bizi Allah’ım. Bizleri İslâm’ın ve Kur’an’ın yolundan ayırma! Bizleri Efendimizin yolundan ayırma Allah’ım. Kur’an’ı; kalplerimizin gıdası, ruhlarımızın şifası, kabirlerimizin ziyası, maddî ve manevî dertlerimizin devası eyle Allah’ım. Efendimizi, gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru eyle! Salavat-ı şerifeleri dillerimizden eksik etme. Siretini ve sünnetini bize rehber eyle. Ahirette livaul hamd sancağı altında toplanabilmeyi, şefaatlerine erebilmeyi, havz-ı kevserinden kana kana içebilmeyi, cennette gül cemalini seyredebilmeyi, kendilerine komşu olabilmeyi, hoş sohbetlerine katılabilmeyi cümlemize nasip eyle Allah’ım.

“Makbul bir haccın bir tek mükâfatı vardır, o da cennettir…”

 “Makbul bir haccın bir tek mükâfatı vardır, o da cennettir!” buyuran Efendimiz’in hatırına haccımızı mebrur ve mübarek eyle Allah’ım. Bizler bugün Arafat’ı idrak ediyoruz! Arafat’taki feyiz ve bereket hürmetine, Arafat’taki açık ayetler, derin manalar hürmetine; bizleri Arafat’ta irfana erenler ve bağışlananlar zümresine dâhil eyle Allah’ım. İhram ile hürmete, mikat ile vakti kuşanmaya, tavaf ile sevgiye, sa’y ile ab-u hayata eriştir Allah’ım. Arafat’ta marifete, Meş’aril-Haram’da şuura, Mina’da muhabbete ermeyi, kurbanlarımız ile Sana yakınlaşmayı, Cemeratta bütün nefsanî isteklerden kurtulmayı bizlere lütfeyle Allah’ım. Taşlayacağımız şeytanla birlikte; içimizdeki bencilliği, öfkeyi, kibri, gururu, nefreti, ihtirası, hasedi, fitne ve fesadı gönül dünyamızdan atmayı, buna mukabil tevazuyu, diğergamlığı, sevgiyi, hayırda yarışmayı ve cömertliği bizlere lütfeyle Allah’ım, ziyaret tavafı ile Mescid-i Haram’da rızana ve rahmetine erişmeyi, bizlere nasip ve müyesser eyle Allah’ım!

“Öyle günahlar var ki, onları ancak Arafat’ta vakfeye durmak affettirebilir…”

Habib-i Edibin’in, “Öyle günahlar var ki, onları ancak Arafat’ta vakfeye durmak affettirebilir!” müjdesi gereğince lütfu kereminle dua ve niyazlarımızı kabul eyle. Daha buradan ayrılmadan; affedilmedik hiç bir günahımızı, setredilmedik hiç bir ayıbımızı, giderilmedik hiç bir sıkıntımızı, karşılanmadık hiç bir ihtiyacımızı, ödenmeyecek hiç bir borcumuzu, şifâ bulmayacak hiç bir hastalığımızı, deva bulmayacak hiç bir derdimizi bırakma Allah’ım! Bizlere hayırlı işler, helâl ve bereketli kazançlar nasip eyle! Yuvalarımıza, aile ocağımıza mutluluk, huzur ve saadetler ihsan eyle! Bizlere; Allaha ve Peygambere itaat eden, ana ve babasına hürmet eden, insanlığa hizmet eden hayırlı evlatlar ve nesiller bahşeyle! Annemizi, babamızı bizden razı kıl. Onlara layık evlatlar olmayı bizlere nasip eyle Allah’ım.  Üzerimizde emeği olan herkese katından hayırlar ihsan eyle Allah’ım. Evlatlarımızı bize itaatli, vatana ve millete hayırlı kıl ya Rabbi. Evlatlarımızla hac yapabilmeyi, Kâbe’yi tavaf edebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım.  Evlatlarımızın kalplerini iman nuru ile tenvir eyle Allah’ım. Yavrularımıza, hayırlı kısmetler, başarı, huzur, bereket ve sağlık içinde bir ömür lütfeyle! Onları her türlü kötülüklerden ve zararlı alışkanlıklardan muhafaza eyle!

“Ürpermeyen kalpten, yaşarmayan gözden, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınıyoruz, bizleri koru Allah’ım…”

Yetimleri, öksüzleri, garipleri, kimsesizleri mahzun ve boynu bükük bırakma! Onlara yardım elini uzatacak müşfik ve hayır sahibi kullarını eksik etme! Bizleri de merhamet ve cömertlikte yarışan kullarından eyle Allah’ım! Bizleri, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, bütün günahlardan, hayatın ve ölümün fitnesinden ve kabir azabından koru. Bizleri ödeyemeyeceğimiz borçtan, taşıyamayacağımız kederden, tahammül edemeyeceğimiz acıdan muhafaza eyle! Ürpermeyen kalpten, yaşarmayan gözden, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan Sana sığınıyoruz, bizleri koru Allah’ım! Zalimlerin baskı ve zulmünden, hâinlerin hile ve hıyanetinden, kıskançların hasedinden bizleri muhafaza eyle Allah’ım! Nefislerimizin bitmez tükenmez kötü arzu ve isteklerinden, heva ve heveslerimizin peşinde koşmaktan, şeytanın vesvese ve şerrinden; bizleri bildiğimiz bilmediğimiz bütün yarattıklarının şerrinden muhafaza eyle Allah’ım! Arafat Meydanı’ndan dağılmadan bizleri affettiklerin arasına dahil eyle. Engin rahmetinden bizi de nasipdar eyle. Bize güzel ahlakla bezenmiş bir iman, kurtuluşa erdirecek ameller, katından afiyet ve mağfiret ihsan eyle Allah’ım. Arafat’tan ayrılmadan acizliğimizi gider, sıkıntılarımızı kaldır, hastalıklarımıza ve hasta kullarına şifalar ihsan eyle. Salih kullarının istedikleri hayırdan bizleri de nasipdar eyle.

Arafat’tan ayrılmadan zulmün pençesinde bulunan Müslüman kardeşlerimize rahmetinle muamele eylemeni diliyoruz Allah’ım…”

Eksiklerimizi gidermeni, bizi dalalete bırakmamanı, rahmetinle Cennet’ine almanı diliyoruz. Kötü alışkanlıklarımızdan kurtulmak için senden yardım istiyoruz. Arafat’tan ayrılmadan zulmün pençesinde bulunan Müslüman kardeşlerimize rahmetinle muamele eylemeni diliyoruz Allah’ım. Gözlerimizdeki perdeyi kaldırmanı, ellerimizdeki, yüzümüzdeki, yüreğimizdeki kirlerden bizi arındırmanı umuyoruz Allah’ım. İşlerimizi kolaylaştır ve bereketli kıl. Helalinden kazanabilmeyi ve kazancımızı paylaşabilmeyi nasip eyle. Kaybettiklerimiz yerine daha hayırlısını ihsan eyle… Bizim ve evlatlarımızın ilmini artır. Kalbimizi dinin üzerine sabit kıl. Bizleri ahiret azabından koru. Ölümden sonra bizlere, anne ve babalarımıza güzel bir hayat nasip eyle Allah’ım.  Sana ulaştıramadığımız niyetlerimizi kabul buyur Allah’ım.  İhtiyacımız olanları biliyorsun Rabbimiz. İhtiyaçlarımızı kereminle ve fazlınla gideriver Allah’ım. Mazlumların çaresi Sensin Allah’ım.  Musibet anında ümidimiz Sensin Allah’ım.   Kederlerimizi dağıtan Sensin Allah’ım. Yetim kalmış bir yürek sessiz sessiz ağlarken bizi vicdanımızla baş başa bırakma Allah’ım. Anneler evlatlarını açlıktan toprağa verirken israf ettiklerimizden dolayı bizi hesaba çekme Allah’ım.  Bizi merhametinden alıkoyma Allah’ım. Sen affedicisin. Affetmeyi seversin. Bizi de affet. Affedilme ümidiyle geldiğimiz emin beldenden affedilmişler arasına dahil olarak ayrılmayı nasip eyle.

Seni anmak için dili hazır, sana gelmek için kalbi hazır olanları daha fazla bekletmeden Kabe’ne kabul eyle Allah’ım…”

Hac vazifesini yapamayan kardeşlerimizi de en kısa zamanda davet ettiklerinin arasına dahil eyle. Seni anmak için dili hazır, sana gelmek için kalbi hazır olanları daha fazla bekletmeden Kabe’ne kabul eyle Allah’ım. Gelemeyen kardeşlerimizin yüreği Arafat meydanında… Gelemeyen kardeşlerimizin aklı Arafat meydanında… “Ya Rabbi. Bizi de çağır, bizi de davet ettiklerinin arasına al” diye niyaz ediyorlar. Vakfe sırasında evlerinin bir köşesinde gözü yaşlı duaya duran kardeşlerimize en kısa zamanda mebrur bir hac nasip eyle. Evlerinde ettikleri duaları bugün Arafat meydanında bulunan Müslümanların dualarıyla birlikte kabul eyle Allah’ım. Son nefesimizi verene kadar bizi yolundan ayırma Allah’ım.  Duamıza amin diyen bütün Müslümanların niyazını kabul eyle Allah’ım.  Kıyamımızı Ahirette bize şefaatçi eyle Allah’ım. Bizi birbirimizden razı kıl Allah’ım. İbadetlerimize, haccımıza, duamıza, vakfemize, sa’yimize birbirimizi şahit kıl Allah’ım. Efendimizi bize şefaatçi, ümmetini yolumuza rehber kıl Allah’ım. Burada yapılan Hatm-i Şerifleri, getirilen salavatları, telbiyeleri, tekbirleri hesap gününde bize yoldaş eyle Allahım! Bizlere bu mübarek topraklara gelmeyi lütfettiğin gibi çoluk çocuğumuza ve isteyip dileyen bütün müminlere de gelme imkânı nasip eyle! Bu manevi ziyafetten onları da hissedar eyle. Dünyada Zemzem suyundan kana kana içme imkânı verdiğin gibi, âhirette de Kevser Havzı’ndan içmeyi, beratımızı sağ elimize alarak Sıratı kolayca geçmeyi, sevdiklerimizle birlikte cennetine girmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle.

Hatır yıkıp gönül incitmiş isek, bundan dolayı şu anda birbirimizle helalleşiyor, haklarımızı birbirimize helâl ediyoruz; şahit ol ve kabul eyle Allah’ım…”

Hac yolculuğu boyunca karşılaştığımız sıkıntıları, çektiğimiz zahmet ve meşakkatleri günahlarımızın affına, hatalarımızın bağışlanmasına vesilesi eyle! Hatır yıkıp gönül incitmiş isek, bundan dolayı şu anda birbirimizle helalleşiyor, haklarımızı birbirimize helâl ediyoruz; şahit ol ve kabul eyle Allah’ım! Ülkemizi ve İslâm âlemini her türlü felâketlerden, musibetlerden, şerlerden ve tehlikelerden emin ve muhafaza eyle Allah’ım. Ülkemizi ve İslam beldelerini rahmet, bereket ve inayetinden mahrum eyleme Allah’ım! Dinimiz, milletimiz için çalışanları hayırlı işlerde muvaffak eyle Allah’ım. Güvenliğimiz için hayatını tehlikeye atanları daima başarılı ve muzaffer eyle Allah’ım!

“Müslümanları ayrılıklardan uzaklaştır, maddî ve manevî güçlerimizi birleştir, aramızdaki dayanışmayı güçlendir…”

Dünyanın dört bir yanından gelen; dilleri, ırkları, renkleri ve adetleri farklı, ama iman, niyet, duygu ve düşünceleri aynı olan milyonlarca Müslüman’ı Arafat’ta buluşturduğun gibi, kalplerimizi de sevginle buluştur ve kaynaştır Allah’ım! Bizleri ayrılıklardan uzaklaştır, maddî ve manevî güçlerimizi birleştir, aramızdaki dayanışmayı güçlendir, ahirette de cennetinde buluştur yâ Rabbi! Aşkınla tutuşan gönüller hürmetine, zikrinle coşan diller hürmetine, gözlerden akan yaşlar hürmetine, huzurunda eğilen başlar hürmetine ahir ve âkıbetimizi hayreyle. Dünya ve ahretimizi ma’mur eyle. Bizleri sağlık ve âfiyette dâim eyle! Ahlâkımızı güzel eyle! Kötülerle ve kötülüklerle karşılaştırma Allah’ım! Dert verip derman aratma! Dayanılmaz acılar yaşatma! Bizleri darda ve zorda bırakma! Senden başkasına muhtaç etme Allah’ım! Son nefesimizde bizleri iman-ı kâmilden ayırma! Şeytanı imanımıza musallat eyleme! Bizlere ölüm acısı çektirme, kabir azabı yaşatma Allah’ım! Mahşer günü yüzlerimizi kara çıkartma! Bizleri Firdevs Cennetinin vârislerinden eyle Allah’ım! Bu mübarek yerde okunan Kur’an-ı Kerimleri, hatm-i şerifleri ve kelime-i tevhitleri; yapılan tavafları, zikirleri, tesbihatı, dua ve niyazları, va’z-u nasihatleri ve getirilen salât-ü selâmları Yüce katında en güzel şekliyle kabul eyle Allah’ım! Bunlardan hâsıl olan ecir ve sevâbı;

Öncelikle Sevgili Peygamberimiz, Muhammed Mustafa’nın aziz, latif rûhuna hediye eyledik, vâsıl eyle Allah’ım! Diğer bütün peygamberlerin,  ehli beytin, ezvâc-ı tâhirâtın, ashâb-ı kiramın, tabiinin, alimlerin, salihlerin, şehitlerin, ahirete göç eden gaziler ile bütün ehl-i imanın ruhlarına hediye eyledik kendilerini haberdar eyle Allah’ım! Şu anda mübarek Arafat meydanında bu duaya “amin” “amin” diyen bütün huccac-ı kiramın cümle geçmişlerinin ruhlarına da hediye ediyoruz, onları da hissedar eyle Allah’ım!

 

 

Bugün artık bugünden önce ve bugünden sonra diye ömrümüze işaret koyacağımız gündür…”

Hac farizasını ifa etmek üzere yola çıkan, ancak Arafat’a ulaşamadan vefat eden kardeşlerimize de rahmetinle muamele eyle! Sen onların haclarını da yapılmış kabul eyle! Bizlere de haccımızın kalan menasikini, kazasız belâsız, elemsiz kedersiz tamamlayarak yurdumuza, yuvamıza salimen ve gânimen kavuşmayı nasip eyle Allah’ım! Hac ibadetinde görev alan bütün kardeşlerimizin işlerini âsân eyle Allah’ım. Rızası yolunda hizmet edebilmeyi kendilerine nasip eyle Allah’ım. Bizlerden önce bu mübarek Arafat’ta vakfe yapmış olanları, şu anda vakfeye duranları, buradaki dualarımıza çok uzaklardan “amin” diyenleri iki cihanda aziz eyle! Cümle geçmişlerimizin ruhlarını şâd, makamlarını âli, mekânlarını cennet eyle! Kabirlerini Kur’an’ın nuruyla pür nûr eyle Allah’ım! Bugün artık bugünden önce ve bugünden sonra diye ömrümüze işaret koyacağımız gündür.

Haccımızın hakkını ömrümüz boyunca verebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım…”

Bugünümüzü ömrümüze milat kılabilmeyi nasip eyle Allah’ım. Haccımızın hakkını ömrümüz boyunca verebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım. Haccımızı mebrur eyle, sayimizi meşkur eyle Allah’ım. Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabilmeyi ve bugün bütün günahlarımızdan arınmayı nasip eyle. Annemizden doğduğumuz gün gibi evlerimize, yurdumuza tertemiz, arınmış bir şekilde dönmeyi cümlemize nasip eyle Allah’ım. Evimize döndükten sonra da; hata ve günahlarımızı tekrarlamadan, haramlara sapmadan, haksızlıklara arka çıkmadan, tefrikaya düşmeden,  kimsenin hakkına hukukuna tecavüz etmeden, hatır gönül yıkmadan, şeytana, nefisimize, heva ve hevesimize uymadan, rızana ve dinine uygun bir şekilde yeni bir aşk, ihlas ve samimiyetle hayatımızı sürdürebilmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle Allah’ım! Arafat’ta arınan yüreklerimizi tertemiz tutabilmeyi bizlere ihsan eyle Allah’ım! Bizlere hacı olmayı nasip ettiğin gibi ömür boyu hacı olarak kalmayı da nasip ve müyesser eyle.

Ümmet-i Muhammed’e güzel hizmette bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle…”

Ömrümüzü rızana uygun geçirebilmeyi nasip eyle. Bizleri zikrinde, şükründe, hüsn-i ibadetinde daim eyle. Günahlardan mahfuz eyle. Haramlardan uzak eyle. Helallerle perverde eyle. Bedenlerimize sıhhat afiyetler ihsan eyle. Ümmet-i Muhammed’e güzel hizmette bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle. Uzun hayırlı ömürler ihsan eyle. Vefatımız geldiği zaman da dilimiz zikrinle meşgulken, alnımız secdede iken, Senin sevdiğin ve razı olduğun bir hal üzereyken ruhumuzu kabzeyle Allah’ım. Ecel şerbetini içeceğimiz son nefesimizde, Kelime-i şahadet getirerek, ruhumuzu teslim edebilmeyi, iman ve selim bir kalp ile huzuruna gelebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eyle Allah’ım. Bizleri cennetinle cemalinle müşerref eylediğin kulların arasına ilhak eyle Allah’ım.

Dualarımızı kabul eyle Allah’ım.

arafat-vakfe-duasi-2013-001.jpg

Kaynak: Diyanet

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Dini Haber | Sitemizin hiç bir resmi kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur, tamamen bağımsız bir haber sitesidir.
Tel : bilgi@dinihaber.org | Haber Yazılımı: CM Bilişim